AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Pierretta.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Pierretta Qixinâ
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : kimbilir.
Yaş : 23
Kayıt tarihi : 01/11/10
Mesaj Sayısı : 146
Mücadele Tarafı : sarışınlağ ve az esmeğler.
RP Sevgilisi : sarı kiğ.

MesajKonu: Pierretta.   Ptsi 01 Kas. 2010, 18:43



    • Gülşah.
    • 1 yıl.
    • IV. Sınıf.
    • Pierretta Qixinâ.


    • Karakteristik Özellikleri: Her zaman karşımdakine karşı olgun davranmışımdır. Belki de bunun nedeni insanları farklı olarak görmemem değilde önce dinlemek istemem. Evet. Olanları önce dinledikten sonra davranışlarım değişir. Ama ben dinledikten sonra haklıyı kendime çekmem. Sadece dinlediğim olaylar nedeniyle olgunumdur. Fazla kinci biriyim ayrıca. Sabrımın yanında oluşan kin çok fark edilir. Birine kin beslediğim zaman o kişinin gözlerimin önünde acı çekmesini görmek en büyük zaferimdir. Acı... En sevdiğim kelime. Kendi çektiğim acılar bile beni daha bir değişik fikir sahibi yapmıştır. Davranışlarım biraz delidir. Evet. Yaptığım şeyler hep delice gelir insanlara ki ben bu yaptıklarımdan zevk alan biriyimdir. Zevk alamıyorsak niye yaşıyoruz ki?

    • x.x
      Çikolata.
      Sessizlik.
      Dondurma.
      Arkadaşları.
      Sarı renk.

    • x.x
      Slytherin.
      Çilek.
      Kahve.
      Alışveriş.
      Topuklu ayakkabılar.
      Moda




      Sessizliği sarıp sarmalayan, kayanın üzerinde tek başına iki büklüm oturan bir siluet vardı. Hiç kıpırdamayan aciz bedeni ile suyun tınısını dinliyordu. Zayıf güneş ışıkları ile parlayan ince ve altın renkli saçları, hafifçe esen rüzgârda çelimsizce uçuşuyordu. İnce ve çelimsiz bacaklarına, bacaklarının aksine daha bir kaslı fakat daha da güçsüz düşen kolları sarılmıştı. Karanlığa gizlenmek istercesine kafasını saklamıştı bacaklarına. Hayattan korkan bir devekuşu gibi gömmüştü vücuduna kafasını. Onu izleyen bir başka genç beden onun hayattan ne kadar korkmuş olabildiğini seziyordu davranışlarında. Genç kız gözlerine karşısında oturduğu göle doğru çevirdi ilk başta. Bazı kısımları güneş ışınlarının aydınlatması ile parlayan gölde, kızın kendi yansımasına baktığı bölüm etrafını kapatan uzun boylu çimler nedeniyle karanlık ve kuytuda kalmış bir su birikintisiydi sadece. Çocuk kızın teninden, suya yansıyan görüntüsüne çekiştirdi bakışlarını. Gözlerini kızdan zorla ayırdığı apaçık ortadaydı. Bunu kendine itiraf etmesi biraz geç olmuştu ama yapabilmişti.

      Kızın yansıması hareket ettiğinde Genç bedenin gözleri kızın bir kısmı açık vücuduna çevrilmişti tekrardan. Genç kız güçlükle ayakta tutabildiği çelimsiz bacaklarını yavaşça suya sürüklemeye başladığında çocuk kızın kalkmış olduğu kayaya doğru bir yürüyüşe çıkmıştı. Tam kayanın yanında olmak sayılmasa da kızın biraz önce oturduğu biçimsiz taşın yakınındaki gür çimlerin arkasındaydı tekrardan. Genç kızın zarif ve bir o kadar da narin olan vücudunu hareket edişlerini izliyordu büyük bir hayranlık duygusuyla. Dizlerine kadar girmiş olduğu suya tamamen girmek istediğini düşündüğünü sanıyordu çocuk. Çünkü kız vücudunun mahrem kısımlarını örten beyaz bezi teninden çıkarırken rüzgârın ona üflediği soğukluk ile titretmişti vücudunu. Yavaşça suyun derinliklerine yolculuk yapıyordu genç kız. Su, güneşin verdiği sıcaklıkla birlikte ılık olmalıydı ki genç kız suyun içine bir an önce girebilmek için dalgalarla cebelleşiyordu. Bir süre suda bekledi kız. Vücudu suyun içine o kadar narin görünüyordu ki, çocuk, kızın yanına gitmek için sabırsızlanmaya başlamıştı. Kız geriye doğru dönmeye başladığında çocuğun yüzünü kaplamıştı gülüşü. Nihayet Prenses’inin yanına gidecek ve onunla konuşabilecekti. Heyecan verici nidaları ağzından dışarı üfleyen nefesini tuttu. Kız geri döndüğünde biraz önce korkusunu yaşadığı kayanın üzerine uzanmıştı. Genç kızın suyun içerisinde durduğu sürece batmak için ilerlemiş olan güneş, biraz önce karanlıkta tuttuğu kayayı, şimdi ışınları ile besliyordu. Genç kızın zaten sarı olan bedeni güneşin kırık ışınları ile daha bir parlak sarı olurken, ıslaklığı kuruyor ve aynı zamanda da rüzgârın nemli tenini okşayışıyla ürperiyordu. Ayakları hâlâ sudaydı ama. Çocuk gördüğü görüntü karşısında daha fazla dayanamayarak yavaşça kayanın yanına doğru gitmeye, kızla konuşmaya karar vermişti. Birden verdiği kararın karşısında bedeni oldukça cesur davranmıştı ve adımları hızla kayaya ulaşmıştı. Çocuk, genç kızın yanına yaklaştığında gözlerinin kapalı olduğunu fark etmişti. Kız, çocuğun güneşini kapaması ile sıkı sıkıya yumulmuş bir çift yosun yeşili gözlerini araladı. Çocuk kızın suratına bakarken, yüzünde hafif bir tebessüm oluşturmuştu. Çocuğun tebessümünü yakalayan kız ise, şaşkınlığını içinde bir sır gibi tutan bir gülüş sunmuştu genç yakışıklıya. Kızın gülüşü ile cesaret alan genç konuşmaya başlamıştı.

      “Merhaba Prenses.”

      Şehveti içinde barındıran bu küçük tını kızın çocuksu gülüşüne kat ve kat güzellik katmıştı. Uzanmış olduğu kayadan doğrulduğunda, genç çocuğun yanına oturması için yer açmıştı.

      “Merhaba.”

      Sözlerinin devamının varlığını hissedebiliyordu çocuk. Fakat kız her zamanki gibi ondan bekliyordu kelimelerin saflığını. Eski zamanları getirdi çocuğun aklına, bu kısa bir merhaba. Aklına gelen karşısındaki genç yüzün daha bir şehvetli gülüşleriydi. Birlikte oldukları geceden bir alıntıydı beynini kurcalayan o şehvet dolu nidalar.

      “Uzun süre oldu.”

      Kızın onaylayan başının aşağı yukarı hareketi ile omuzlarına yuva yapmış saçlarının dalgalanışı ile papatya kokusu çocuğun burnunu neşelendiriyordu. Bu kokuya oldu olası hayranlık duymuştu çocuk. Bir de koku genç kızın ince ve yumuşak tellerinden gelmişti. Kendini tutamayarak kızın suratına doğru yaklaştırmaya başladı suratını. Kız, tüm bu olanlara karşı hiçbir kıpırtı belirtmiyordu hareketlerinde. Sessizce çocuğun onu öpüşünü bekliyor gibiydi. Çocuk, kızın ona engel olmadığını görünce yapışmıştı bir çift kırmızı dudaklara. Kızın da ona karşılık vermesi ile ellerini kızın çenesine ve saçlarına götürmeye başlamıştı. Başlarda dudağını narin bir şekilde okşadığı dudakları şimdi, kızında onu öpüşü ile hızlanmıştı. Kızın boynunu saran ellerini vücuduna gittiğinde kız dudaklarını çocuğun dudaklarından ayırdı. Kız tekrar gülümsemişti çocuğa. Kız nefes nefese kalmış hâli ile son sözlerini söylemişti büyük bir istekle.

      “Uzun süre telafi edilebilir.”




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Seçmen Şapka
Seçmen Şapka
Seçmen Şapka
avatar

Kayıt tarihi : 22/06/10
Mesaj Sayısı : 123
Mücadele Tarafı : Hogwarts.

MesajKonu: Geri: Pierretta.   Ptsi 01 Kas. 2010, 20:25

IV. Sınıf, Slytherin.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Pierretta.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fiendfyre :: Karakter Yönetme Merkezi :: İlk Adım :: Seçmen Şapka-
Buraya geçin: